16 Temmuz 2014 Çarşamba

Yaşamın kıyısında, sonsuzluğun ötesinde

Sabah; üç kaşık fonksiyonel zeytin yağı + bir adet B12 vitamin hapı
Öğle; Antioksidanları 200 kat artırılmış biberiye ve zeytin yaprağı özütü + Nano boyutlara indirgenmiş ginseng özütü ve Q10 takviyesi
Akşam; Bir bardak C vitamini, kafein ve potasyum bisülfit ile zenginleştirilmiş fonksiyonel siyah çay
Prozac...Prozac...Prozac...
Nanoteknolojinin geldiği son noktanın yeryüzündeki tek kobay faresi. Tek eksiği bir kuyruk ve geri kalan her şeyi önemsiz kılan bir koşu çemberi.
Denekleri haline geldiğim şirket sahipleri normal bir insandan çok daha fazla yaşayacağımı düşünüyor. Daha uzun bir hayat...sağlıklı...mutlu. Hayır, düşünme yoksunu. Yapay. İki yıl sonra yollayacağım başvurumun ardından gelecek kabul mektubuyla birlikte altına yatırılacağım bakımlar ve yapmaya zorlanacağım egzersizler bütün bunları daha ileri bir boyuta taşıyacak.
Daha uzun bir hayat...yalnız...kimsesiz....evrenin karanlıklarında  sahipsiz bir laboratuvar ürünü.
Nihayetinde, ölümsüzlük.
Ne için? Ne için?
Nihai amaç ne, ulaşmaya çalıştığım son nokta ne, elde ettiğim bütün o güç ve bunu tetikleyen hırs ne için?
Uzayın boşluğunda süzülen kıvırcık saçlı bir çocuk, sevdiği herkesi birer birer kaybetmiş...ama en çok da insanlığını kaybetmiş.
Bu yüzden bütün o insanlardan uzağa kaçmaya çalışan bir çoçuk.
Kırık.
Kayıp.
Yarım.

Sessiz bir yakarış: http://www.youtube.com/watch?v=gKqHjFtX7iE

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder